1990'ların İleri Teknolojisi: DTMF, JetDirect ve Ev Otomasyonunda Yenilikler
Platformumuzdaki en çok okunan ve popüler makaleleri görmek için Trendler bölümüne geçebilirsiniz.
1990'lı yıllarda Ethernet kontrolü henüz yaygın ve uygun maliyetli değildi, internet üzerinden devre kontrolü ise bilim kurgu seviyesindeydi. Bu dönemde, HP JetDirect gibi yazıcı sunucuları, sadece yazıcı kontrolü için değil, aynı zamanda ev otomasyonunda da yaratıcı çözümler için kullanılıyordu. Örneğin, yaklaşık 20 dolara satılan bir dış JetDirect yazıcı sunucusu, Opto22 SSR'ler ve basit mantık devreleriyle 8 GPIO hattını kontrol edebiliyordu. Bu sistem, JetDirect'in gerçek bir yazıcıya bağlı olduğunu düşünmesini sağlamak için NAND kapıları kullanarak her veri gönderildiğinde yazıcının strobe sinyalini tetikliyordu. Veri iletimi ise Linux NetCat üzerinden sağlanıyordu ki, bu da 1990'larda Linux kullanımının ne kadar yenilikçi olduğunu gösteriyor.
DTMF Teknolojisi ve Ev Otomasyonu
1980'ler ve 1990'larda DTMF (Dual-Tone Multi-Frequency) teknolojisi, ev otomasyonunda önemli bir yer tutuyordu. Emekli mühendisler, evlerini DTMF çözücü devreleriyle donatarak, ev içi telefon hatları üzerinden garaj kapısı açma, ışık açıp kapama gibi işlemleri gerçekleştirebiliyordu. Bu sistemler genellikle ev yapımı PBX (Private Branch Exchange) sistemleriyle entegre edilerek, ev içindeki herhangi bir telefondan belirli tuşlamalarla çeşitli cihazlar kontrol edilebiliyordu. DTMF çözücü entegreler, JimPak tuş takımları ve röleler Byte ve QST gibi dergilerde sıkça tanıtılıyor ve hobi elektroniği meraklıları tarafından kullanılıyordu.
Ayrıca Bakınız
JetDirect Yazıcı Sunucularının Çok Fonksiyonlu Kullanımı
JetDirect cihazlarının paralel portları, sadece yazıcı kontrolü için değil, aynı zamanda VFD (Vacuum Fluorescent Display) ekranlar ve servo motor kontrolü için de kullanılıyordu. Bir kullanıcı, JetDirect'in üç paralel portunu farklı amaçlar için ayırmıştı: biri Opto22 mini I/O rafını, diğeri paralel VFD ekranı, üçüncüsü ise servo motor kontrolünü yönetiyordu. Bu tür uygulamalar, o dönemde internet tabanlı otomasyon sistemlerinin olmadığı bir ortamda, doğrudan donanım kontrolüyle yüksek güvenilirlik ve gizlilik sağlıyordu.
Yazıcıların Yenilikçi Kullanımı ve IoT Öncesi Dönem
Yazıcıların paralel portları ve sinyalleri, düşük seviyeli kontrol ve otomasyon projeleri için idealdi. Örneğin, bir kullanıcı, nokta matris yazıcısının veri ve strobe hatlarını kullanarak, tuşlarla yazıcı kafasını kontrol edip kağıt üzerinde harfler yazdırabiliyordu. Ayrıca, PIR hareket sensörünü BUSY sinyalinden güçlendirerek, hareket algılandığında kağıt çıkışı sağlayan bir sistem kurmuştu. Bu tür uygulamalar, IoT (Nesnelerin İnterneti) teknolojilerinin yaygınlaşmasından önce, donanım tabanlı yaratıcı çözümlerin örneklerindendi.
Analog Sistemlerin Günümüzdeki Yeri
Günümüzde VoIP ve akıllı cihazlar yaygınlaşmış olsa da, bazı kullanıcılar analog ve doğrudan kontrol sistemlerini tercih ediyor. Bu tercihin temelinde, dışarıdan gelen internet tabanlı kontrolün getirdiği güvenlik ve gizlilik endişeleri bulunuyor. Ayrıca, analog sistemlerin basitliği ve doğrudan kontrol imkanı, özellikle hobi elektroniği ve sahada çalışan teknisyenler için hala cazip. Panasonic EASA-PHONE gibi modüler PBX sistemleri, analog telefon hatları üzerinden kolayca kurulup kullanılabiliyor.
Sonuç
1990'lar, ev otomasyonu ve elektronik kontrol sistemlerinde yaratıcılığın ve mühendislik becerisinin ön planda olduğu bir dönemdi. DTMF tabanlı kontrol sistemleri, JetDirect yazıcı sunucularının çok amaçlı kullanımı ve düşük seviyeli donanım projeleri, günümüzün karmaşık ve internet tabanlı çözümlerinden farklı olarak, basitlik, güvenilirlik ve gizlilik sunuyordu. Bu sistemler, modern IoT teknolojilerinin öncüsü olarak değerlendirilebilir ve elektronik meraklıları için halen ilham kaynağı olmaya devam ediyor.
"Kendi ev otomasyonunu kendin yapmak, internet tabanlı sistemlerin karmaşasından ve gizlilik endişelerinden uzak durmanın en sağlam yolu."









